Ülser, Peptik Ülser

Genel Bilgiler:

Ülser, mide-barsak sisteminde herhangi bir yerde, yani yemek borusu, mide, oniki parmak barsağı veya barsaklarda oluşan yaralardır. Bizim burada bahsettiğimiz mide ve düedonum'daki (oniki parmak barsağı) iyi huylu yaralardır. Mide ülserlerine, düedonum ülserlerine nazaran daha az rastlanır. Düedonum ülserleri onbeş yaşından önce nadiren görülür. Mide ülserlerine nazaran rastlanma oranı 4 defa daha fazladır ve erkeklerde kadınlardan daha çok görülür. Mide ülserlerinin rastlanma oranı ise kadın ve erkeklerde eşittir. 40 yaşından önce seyrek rastlanır.

Belirtiler - Bulgular:

Mide ve düedonun ülserlerinde yemeklerden 1-3 saat sonra başlayan yanıcı ve kemirici tarzda ağrı en fazla rastlanılan şikayetlerden bir tanesidir. Ağrı, bir şey yemek veya antiasit ilaç almakla kaybolur. % 60-90 oranında hastalar geğirme, şişkinlik, gerginlik ve mide bölgesinde ağrıdan şikayet ederler. Bu dönemler birkaç hafta sürer, daha sonra birkaç hafta-ay süren şikayetsiz dönemler izlenir. Çok zamanda mevsimlik alevlenmeler görülür. (İlkbahar, sonbahar mevsimleri)

Düodonumun tekrarlayan ülserlerinde mideden oniki parmak barsağına geçişte, daralmaya bağlı iştahsızlık, kilo kaybı, erken doyma, bulantı ve kusma gibi şikayetlerde görülebilir.

Nedenleri:

Çeşitli nedenleri vardır. Düedonum ülserlerinin % 90'ında mide ülserlerinin % 75'indeHelicobakter Pylori Gastriti mevcuttur. Diğer önemli bir neden de midenin en iç tabakası olan mukozanın bütünlüğünü sağlayan koruyucu faktörler (mukus, bikarbonat, kan akımı) ile agresif faktörler (asit, pepsin, safra tuzları, pankreas enzimleri) arasındaki dengenin bozulmasıdır. Bu dengeyi bozan risk faktörleri:

  • Günde yarım paketten fazla sigara
  • İlaçlar (kortizon cinsi ilaçlar, yüksek doz, uzun süreli tedavi)
  • Stres
  • Sosyo ekonomik sıkıntılar
  • Aşırı baharatlı besinler
  • Alkol, kafein
  • Ailevi ülser öyküsü


ÜLSER


KANAMA


DELİNME


ÜLSER TEDAVİSİ

DİYET:

Geçmişte baharatlı , acı , ekşi , turşudan , yağlı ve asidik yiyeceklerden kaçınılması gerektiği söylenip , süt tedavisi verilirdi. Bugün ülser için özel bir diyet olmadığı gibi , gece yatmadan önce içilen sütün zararı bile olabilir. Özel diyetin ülseri iyileştirmede katkısı olmadığı deneylerle gösterilmiştir. Şu anda kişisel olarak şikayetine sebep olduğu düşünülen yiyecek maddesinin kısıtlanması gerektiği söylenmektedir. (Örneğin ülserli bir kişiye soğan yemek dokunmuyorsa yemesinde bir sakınca yoktur). Ancak ülserli hasta sigarayı (eğer çok içiyorsa) bırakmalıdır. Sigara içiminin ülser iyileşmesini geciktirdiği , sık ülser tekrarlanmalarının ( nüks ) neden olduğu gösterilmiştir. Genellikle ülserli hastalar aspirin ve benzeri romatizma ilacı almamalıdır. Alkol alımı , yüzeyel mukoza direncini bozarak , gastrite ve ülser iyileşmesinde gecikmeye yol açabilir. akut ülserde özellikle alınmamasında yarar vardır.

İLAÇLAR:

Gastroözofajial reflü tedavisinde ve ülserde kullanılan ilaçlar H2 reseptör blokerleri (Ranitidin , Famotidin , Nizatidin) ve proton pompa inhibitörleri (omeprozol , lansoprol) dir. Bunlar mide asitlerini azaltarak yakınmaları rahatlatırlar. Ayrıca mide asitinin ülser üzerine etkisini ortadan kaldırarak , iyileşmeyi sağlarlar. protein pompa inhibütörleri asiditeyi azaltmada , H2 reseptör blokerlerine oranla daha güçlüdür , ancak daha pahalıdırlar. helikobacter pylori saptanan hastalarda , protein pompa inhibütörleri antibiyotiklerle birlikte helikobacter pyloriyi yok etmede ( eradikasyon ) kullanılmaltadır.