Hemoroid

HEMOROİDAL HASTALIK (BASUR/ MAYASIL)

Hemoroidler her insanda bulunan, anal kanalda yerleşen ve dışkılama

kontrolünün sağlanmasında katkıda bulunan damardan zengin yastıkçıklardır.

Dinlenme ve uyku sırasında adeta bir tıkaç görevi görerek istemsiz dışkı

kaçaklarını önlerler. Ayrıca anüsü çevreleyen sfinkter kasları üzerinde koruyucu

bir yastık tabakası oluşturarak dışkılama esnasında bu kasların hasar görmesini

engellemiş olurlar.

Hemoroid yastıkçıkları, damarların yerleşim yerine göre iç hemoroidler

(dişli hattın üzerinde, anal kanalın içinde) ve dış hemoroidler (dişli hattın

altında, anüsün dış kısmında) olarak sınıflandırılır.

Anal kanal ve hemoroidlerin yerleşimi

Hemoroidlerin bulgu vermeye başlamasının başlıca nedeni ıkınmadır.

Kabızlık şikayeti olan bireylerde dışkı sertleşir ve dışkılama işlevi zorlaşır. Birey

bu sert dışkıyı boşaltmak için aşırı ıkınma ve zorlanmaya gerek duyar. Ikınma

sırasında artan basınç damarların şişmesine ve yastıkçıkların genişlemesine yol

açar. Giderek genişleyen ve sarkmaya başlayan hemoroidler prolapsus (anüsten

dışarıya taşma) ve kanamaya yol açar. Hastalarda şikayete yol açmaya

başlamış bu duruma hemoroidal hastalık adı verildir.

Makat dışına çıkan hemoroid memeleri

Hemoroidal hastalık oluşumunu kolaylaştıran faktörler

- kronik (uzun süreli) kabızlık veya ishal ve bunlara bağlı sürekli

ıkınma

- liften zengin gıdalardan fakir beslenme, yeterli su tüketilmemesi

- düzenli tuvalet alışkanlığının olmaması

- dışkılamanın çeşitli nedenlerle sürekli ertelenmesi

- hamilelik

- genetik nedenler (kalıtsal yatkınlık)

- dışkılamayı kolaylaştıran ilaçların (laksatif ve lavmanların) sık

kullanımı

- tuvalette uzun süre oturulması (gazete, kitap okunması vs) ve

gereksiz ıkınma

- ağır yük kaldırılması

- şişmanlık

- hastalığın şiddetlenmesine neden olan besin maddelerinin

tüketilmesi (alkol, baharatlı yiyecekler)

Hemoroid hastalığının belirtileri

Ana bulgu kanama ve hemoroid yastıkçıklarının makattan dışarıya

sarkmasıdır (prolapsus).

Kanama, dışkılamadan sonra tuvalet kağıdına bulaşma ya da damlama

şeklinde ve parlak kırmızı renktedir. Nadiren fışkırır tarzda olabilir. Uzun

süre devam eden bu tip yoğun kanamalar kansızlığa ve bunun sonucu olarak

halsizlik ve yorgunluğa yol açabilir. Genelde kanama ağrısızdır (özellikle iç

hemoroidlerde).

Yastıkçıkların makattan dışarıya sarkması dışkılama esnasında

ortaya çıkar ve genellikle kendiliğinden geriler. Hastalık ilerleyince dışarı

çıkmış olan bu yastıkçıkları elle yerine koymak gerekebilir. İleri evrelerde ise

prolapsus süreklilik kazanır ve geri itilemez.

Dışarıya çıkmış hemoroidlerin sümüksü salgıları makat etrafında tahrişe ve

kaşıntıya neden olur.

Kronik hemoroidler genellikle ağrı oluşturmaz, sadece ele gelen meme

olarak tarif edilir. Ancak zorlu dışkılama sonrasında ortaya çıkan akut (ani)

hemoroidler ya da dış hemoroidlerde damar içinde kan pıhtısı oluşması

( tromboze hemoroid) durumları zonklayan, oturmaya bile engel olan

şiddetli ağrıya neden olur.

Tanı

Fizik muayenede, makat bölgesi ve kalın barsağın son kısmı olan rektumun

parmakla muayenesinde büyümüş hemoroidler saptanabilir. Ayrıca kanama ve

ağrı oluşturan diğer makat bölgesi hastalıkları da elenmiş olur.

Dışkıdan kan gelmesi şikayeti olan bir hastada, fizik muayenede kanamayı

açıklayacak patoloji saptanmadığında, ya da hastanın öyküsünde makatın daha

yukarı kısımlarına ya da kalın barsağa ait bir hastalıktan şüphelenildiğinde,

ailesinde kalın barsak kanseri olan bireylerde, kanama sebebini tam olarak

belirlemek için fizik muayeneye ek olarak endoskopik muayene yapılır.

( Rektosigmoidoskopi- kolonoskopi).

Kolonoskopi, kalın bağırsağın içini örten tabakanın, ucunda kamera olan ince

borular yardımıyla direkt gözle incelenmesi işlemidir. Genellikle sedasyon

altında yapılan bu işlem, dışkılama sırasında kanamaya neden olan

erken evredeki bir kalın barsak kanserinin ya da iltihabi barsak

hastalığının farkına varılmasına yardımcı olur. Böylece hemoroid

hastalığı diye yanlış tedavi edilmenin önüne geçilmiş olur.

Hemoroid hastalığının belirtileri, barsak kanseri ve diğer sindirim sistemi

hastalıklarının belirtilerine benzediğinden dolayı, hastaların şikayetleri ortaya

çıktığında önce bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.

Başkalarının kullandığı ilaçlar ve gelişigüzel doktor kontrolünde

olmadan eczanelerden temin edilen ilaçlar zaman kaybına neden

olabilir!

Tedavi

- Konservatif yöntemler

Şikayetlere yol açan hemoroidlerin büyük çoğunluğu konservatif ( koruyucu )

yöntemlerle tedavi edilir. Bu konservatif öneriler ile birçok hasta herhangi

bir girişime veya ameliyata gerek duymadan iyileşir.

Tedavi yöntemine karar vermede:

1- Hastalığın etkilediği bölge ( iç- dış hemoroidal hastalık)

2- Hastalığın evresi

3- Şikayetlerin şiddeti göz önüne alınır.

Ana kural, hastaların yumuşak kıvamlı bol dışkı yapmalarının

sağlanmasıdır. Bu amaçla ;

- lifli gıdalardan zengin beslenme ( yeterli meyve- sebze, baklagil ve tam

buğdaydan yapılmış unlu besinler)

- bol sıvı tüketme (10-12 bardak/ gün)

- düzenli tuvalet alışkanlığı

- tuvalette uzun zaman oturma ve aşırı ıkınmadan kaçınma

konusunda hastalar bilgilendirilir.

Dışkılama sırasında makattan dışarıya doğru çıkan memelerin (pakelerin)

tekrar geri itilmesi gerekir. Aksi takdirde dışarıda kalan hemoroidal memeler ağrı,

kanama ve iltihaplanmaya neden olabilir.

Akut dönemlerde;

- sıcak suda oturma banyosu yapma, ödemi ve dolayısıyla yakınmaları

azaltabilir.

- oturma banyosundan ya da dışkılamadan sonra makat bölgesinin ıslak

bırakılmaması, tuvalet kağıdı ile nazikçe kurulanması gerekir.

- akut hemoroid söz konusu olduğunda lokal etkili topikal kremler/ fitiller

1-2 hafta süreyle kullanılabilir.

- makat bölgesindeki damarların kan akımını kontrol eden ve aşırı şişmesini

önleyen, akut hemoroidal hastalığın kısa zamanda normal hale dönmesini

kolaylaştıran flebotropik ilaçlar vardır. Bu ilaçlar doktor kontrolünde

kullanılmalıdır.

- Girişimsel yöntemler

Medikal tedavi ile iyileşmeyen erken evre hemoroidal hastalıkta;

- Skleroterapi: Makattan dışarıya çıkmayan ve kanama şikayetine neden

olan iç hemoroidlerin tedavisinde kullanılmaktadır. Hemoroidal damarlar

içine bir sıvı (fenol solüsyonu) enjekte edilir.

- Lastik bant ligasyonu: Dışarı doğru sarkan ve kanayan iç hemoroidlerin

tedavisinde kullanılır. Hemoroid pakelerinin (memelerinin)

köklerinin lastik bir bant ile bağlanması ile yapılır. Hemoroid pakesi ve

bant birkaç gün içinde kendiliğinden düşer. Bu uygulama sonrası

bazı hastalarda rahatsızlık hissi ve kanama görülebilir.

- İnfrared fotokoagülasyon: Makattan dışarıya çıkmayan ve kanama

şikayetine neden olan iç hemoroidlerin tedavisinde kullanılmaktadır. Bir

ışık kaynağı yardımı ile şikayete neden olan hemoroidal damarların

üzerinde ısı uygulaması ile kanama önlenir ve hemoroidal

pakelerin küçülmesi sağlanır.

- Lazer tedavisi: Lazer tedavisi pahalı bir yöntemdir, iyileşme süreci

uzundur, tedavi sonrasında abse, kanama, ağrı olabilir, bu nedenle kullanım

alanı sınırlıdır.

Bu tedavilerle iyileşme oranı yüzde 70-80’dir, ancak nüks olasılığı

yüksektir .

- Cerrahi yöntemler

- Hemoroidal arter ligasyonu

- Hemoroid stapleri ( ileri evre sarkmış iç hemoroidlerde ve anal

prolapsusta kullanılır)

- Hemoroidektomi (Uzun süreli ve konservatif yöntemlere cevap

vermeyen hemoroid hastalığının tedavisinde nüks açısından en başarılı

yöntemdir (nüks<%5).

Hemoroidektomi ameliyatı, şikayetlere neden olan hastalıklı hemoroid

pakesinin çıkarılması işlemidir. Hemoroidektomi, anestezi ve hastanede

yatmayı gerektirebilir. Yaranın iyileşmesi 2-4 haftada olur. Kaşıntı, az

miktarda kanama veya akıntı çok fazla değilse dikkate alınmaz. Anal bölge

temizliği önemlidir. Her dışkılama sonrası temizlenmesi gerekmektedir. 7-14

gün sonra yaranın kontrolü için muayene olmak gerekir.

Dış hemoroidlerin tedavisi

Dış hemoroidler herhangi bir semptoma yol açmazlar. Tromboz (hemoroid

içerisinde kan pıhtısı) gelişmediği sürece herhangi bir tedavi gerekmez. Tromboze

hemoroid, ani gelişen ağrı ve mor renkli meme olarak kendini gösterir.

Tromboze dış hemoroid

Şiddetli ağrı ile başvuran hastalarda ilk 48 saat içinde hemoroid pakesinin

içindeki pıhtıyı boşaltmak gerekir. Bu nedenle bölgesel anestezi (lokal

anestezi) altında hemoroid pakesi üzerindeki deri kesilip içindeki pıhtı

çıkarılmalıdır. Cerrahi olarak boşaltılmayan tromboze hemoroidler zamanla

kendiliğinden gerileyebilirler.

Akut trombozlu, gangrenli, makat dışına sarkmış iç hemoroidlerde

yaklaşım erken hemoroidektomidir.